Motor sporları tutkunları, teknikleriyle birer efsaneye dönüşen
F1 pilotlarını, İstanbul'da izlemenin keyfini yaşadılar. İstanbul
Park, şimdiden en heyecan verici pistler arasındaki yerini aldı.
Büyük heyecan İstanbul'a taşındı
Dünyada
iki milyar dolara ulaşan bütçesi ile en pahalı sporlar arasında
sayılan Formula 1, büyük izleyici kitlesiyle de dikkat çekiyor.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tutkuyla izlenen Formula
1 yarışları, 21 Ağustos 2005'te İstanbul Park'ta gerçekleştirildi.
Formula 1 organizasyonu dışında çok amaçlı olarak inşa edilen
İstanbul Park Pisti, otoriteler tarafından da tam not aldı. Alman
mimar Herman Tikle tarafından saat yönünün tersi yönünde yarışılacak
şekilde tasarlanan pist % 8 eğimiyle sportif açıdan zorlu bir
yapıya sahip. Dünyanın en çok izleyici potansiyeline sahip motor
sporu Formula 1, 6 Mart 2005'te Avustralya'nın Melbourne kentinde
başladı ve bu yıl ikinci kez düzenlenecek Çin Grand Prix'siyle
16 Ekim'de son bulacak. 2005 sezonu, tamamlandığında 19 yarışla
tarihin en yoğun yarış programına sahip olacak.
Dünden bugüne F1 sistemi
1950 yılında İngiltere'nin Silverstone pistinde yapılan yarıştan
bugüne 55 yıl geçti. Bu süreçte Formula 1'in sisteminde de birçok
değişiklik yapıldı. Başlangıçtaki uygulamalarda, sıralamadaki
ilk 5 pilota sırasıyla 8-6-4-3-2 puan veriliyordu, ayrıca en hızlı
tur derecesini yapan pilot ekstra 1 puan alıyordu. Pilotlar aynı
arabayı paylaşabiliyordu ve aldıkları puan da aralarında paylaştırılıyordu.
Şampiyona klasmanı belirlenirken en iyi 4 yarış puanı esas alınıyordu.
1952 ve 1953 Dünya Şampiyonası yarışları, Formula 1 araçlarının
azlığından dolayı Formula 2 araçları ile düzenlendi. 1954 yılı,
Formula 1 arabalarının yeniden tanıtımına sahne oldu. Maksimum
motor hacimlerinde yine değişiklik yapıldı. Arabaların motorları
atmosferik beslemeli 2500 cc veya turbo beslemeli 750 cc olabiliyordu.
Puanlandırma sistemi de değişmişti; en iyi 5 puan, şampiyona klasmanında
dikkate alınıyordu. 1960 yılında en iyi tur zamanını yapana verilen
ekstra puan kaldırıldı. 1961'de ise arabaların minimum ağırlığı
kuralı ilk kez uygulanmaya başladı ve şasi sınırlandırmaları koyuldu.
1983'te aerodinamik kuralların genişletilmesiyle, artık rüzgar
da Formula 1 araçlarına karşı gelemeyecekti. Üç yıl sonra motor
hacmi 1500 cc ile sınırlandırıldı. Besleme sistemleri turbo veya
atmosferik olabiliyordu. Bu sadece birkaç yıl sürebildi. 1989'da
turbo beslemeli motorların devri kapandı. Artık sadece atmosferik
beslemeli olacak motorların hacimleri 3500 cc ile sınırlandırıldı.
Puan sistemi 1984'e kadar sürekli değişti, 16 yarıştaki en iyi
11 derecenin dikkate alınması 1991'e kadar devam etti. 1991'de
ise artık 16 yarışın hepsi puanlamada etkili oldu ve bugünkü halini
almış oldu. Günümüzde ise maksimum 3000 cc atmosferik beslemeli
motorlar kullanılıyor. Çekiş kontrol ve aktif süspansiyon gibi
elektronik sistemler 1990'lı yıllarda kaldırılmıştı, fakat 2001'de
çekiş kontrol sistemi kullanımı yeniden serbest hale geldi. Lastiklere
de oluklu olma şartı getirilmişti.
Son
teknolojiler F1'de
Formula 1 arabaları, güçlü motorları ve özel olarak tasarlanmış
hafif gövdeleriyle çok yüksek hızlara ulaşabiliyor. Otomobil dünyasında
yeni teknolojiler genellikle ilk kez Formula 1 otomobillerinde
deneniyor. Bu teknolojilerden günlük kullanım koşullarına uygun
olanlar, daha sonra normal otomobillere de uygulanıyor.
Türkiye Grand Prix sonuçları
F1 sezonunun 14. yarışı Türkiye Grand Prix'sinde galibiyet, Mercedes
pilotu Kimi Raikkonen'in oldu. İlk kez koşulan 5bin 340 metre
uzunluğundaki İstanbul Park Pisti'ndeki yarış, toplam 309.72058
kilometre mesafeyle tamamlandı. Yarışa "pole" pozisyonunda
başlayan Finli pilot, 1.24.34.454'lük derecesiyle birinciliği
elde ederek kariyerindeki 6. Grand Prix zaferine ulaştı. Yarışa
birinci klasmanda başlayan Fernando Alonso ise yarışı ikinci sırada
tamamladı. Son çizgide start alan Ferrari'nin efsane pilotu Michael
Schumacher 10. sıraya yükselmesine karşın, 13. turda Mark Webber
ile çarpıştı. Yedi kez dünya şampiyonu unvanını kazanan pilot
yarışın ortalarında piste dönse de, sonlara doğru pisti terk etmek
durumunda kaldı. 22. turda spin atarak pist dışına çıkan Webber,
29. turda aracından duman çıkan Felipe Massa ve yarışın bitimine
4 tur kala yarış dışı kalan Christijan Albers, Formula 1 heyecanını
yarıda kesip pistten ayrılmak durumunda kalan yarışçılar arasında
yer aldı. Böylece İstanbul Park Pisti'nde yapılan Türkiye Grand
Prix'sini 5 pilot tamamlayamamış oldu. Yarış sonunda, Kimi Raikkonen
ile Fernando Alonso arasındaki puan farkı da 24'e indi.