|
Açelya, karanfil, ortanca, lale, menekşe... Çiçekler; renkleri, görünümleri ve kokularıyla insanı adeta büyüler. Bazen sevdiklerimize kendimizi anlatmanın en güzel yolu da bin bir renkli çiçeklerden bir buket vermektir.
Her yönden gerçek bir Avrupalı olma yolunda sürekli adımlar atan Türkiye'deki gıda sektörü, çok önemli gelişmelere sahne oluyor. AB'ye uyum kapsamında oluşturulan ve içinde yeni kavramların yer aldığı gıda kanunu, pek çok sorumluluğu da beraberinde getiriyor.
Pazarlamanın müşterilerle uzun süreli ilişkiler kurma hedefi, müşterilerin nasıl tatmin edileceği sorusunu öne çıkarır. Şikayet yönetimi, müşterilerle işletmeler arasında devamlılık sağlayan stratejilerin başında gelir.
Günümüzde müşterilerimize "şirketimizi çok sevdirerek", onları kendimize "devamlı bağlama"nın önemi çok artmıştır. Müşteri sadakati tabiri bu anlayışı ifade eder.
Günümüz dünyasında doğaya ve doğal tüketime yönelik bir dönüş yaşanıyor. Bu dönüşün basamaklarından biri olarak son zamanlarda adından sıkça bahsedilen "organik tarım" kavramı, Avrupa ülkelerinde geçmişi 1910'lu yıllara kadar uzanan, ülkemizdeyse 1980'li yılların ortalarından bu yana uygulanmakta olan bir tarımsal üretim yöntemi.
2005 yılı boyunca AB ile ilişkilerin gelişmesi, enflasyonun tek haneli rakamlar seviyesine gerilemesi ve yılda ortalama %5'lik büyüme hızı 2006 yılında da, ekonominin itici gücü olarak tanımlanan perakendecilik sektörünün yüzünü güldürecek.
Artan rekabet koşullarıyla, yeni müşteri ve yeni pazar bulmak gittikçe zorlaşıyor. Bu nedenle satış ve pazarlama uzmanları yeni satış kaynaklarına yönelerek eski/mevcut müşterileri yeniden keşfediyorlar...
Türkiye'de 1995 yılında yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması
Hakkındaki Kanun'la ilk kez tüketici haklarını koruyan özel bir
yasama çalışması yapılmış; AB uyum sürecinde çok önemli yer tutan
"tüketici hakları ve güvenliği" konusunda olumlu bir
yaklaşım sergilenmiştir.
Günümüzün artan rekabet koşullarında
işletmeler, rakiplerine göre avantaj sağlayabilmek ve daha çok müşteriyi
ikna edebilmek için çabalıyor. Bu çabalar; karşımıza taviz, artan
müşteri şikayetleri veya müşteri memnuniyetsizliği olarak çıkıyor.
AB sürecinde gıda sektöründe reklam; daha çok üretim kalitesi, hijyenik koşullar, çevreye verilen önem konularında yoğunlaşacak. Tüketiciyi yanıltıcı, bir başka deyişle ürünün özelliklerini tam anlamıyla anlatmayan reklamların saltanatı yavaş yavaş bitecek.
ETİ, ülkemizde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projelerinin daimi destekçisi. ETİ Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Kanatlı, sosyal sorumluluk çalışmalarının ETİ'nin vizyon ve misyonunu yansıttığını söylüyor.
İnsan kaynakları yönetimi, başlangıçta büyük ölçekli işletmelerde uygulanmasına karşın günümüzde; orta, hatta küçük ölçekli işletmeler için de yükselen değer haline gelmiştir. Bunun nedeniyse şüphesiz, insan kaynakları yönetimi uygulamalarının rekabet yarışında önemli avantajlar sağlamasıdır.
Toplam Kalite Yönetimi (TKY), bir işletmede verimliliği maksimum
düzeye çıkarmak, sıfır hataya yaklaşmak ve % 100 müşteri tatminini sağlamak için benimsenmesi gereken, şirket içi tam katılımın sağlanması ile uygulanabilecek bir yönetim anlayışıdır.
ETİ'de hayallerin gerçeğe dönüşme öyküsü, Ür-Ge departmanında başlıyor. Grup Ür-Ge koordinatörü Aydan Kanatlı, bu yorucu fakat
bir o kadar da zevkli yolculuğun hikayesini bizimle paylaştı...
AB, perakende sektöründe etkili bir rekabet
politikasının uygulanmasını savunmakta, küçük ve orta boyutlu işletmeleri
cesaretlendirmek ve rekabet sürecinde koruma altına almak için düzenlemeler
getirmektedir.
ETİ Lezzet Uygarlığı, 1961 yılında kuruldu
ve o günden bugüne, Anadolu topraklarındaki en lezzetli kültürlerden
birini oluşturdu...
Uzun zamandır ekonominin gündeminde yer
alan YTL yeni yıl ile birlikte hayatımıza girmiş olacak. Bol sıfırlı
banknotlara alışmış olan bizler kuruşun hesabını yapmaya başlayacağız.
Kimimiz için nostalji, kimimiz için yeni bir durum...
Markalaşmayla birlikte toptancı ve perakendeci
de bir anlamda özgürleşir. Marka söz konusu olduğunda bütün sorumluluk
üreticiye aittir. Toptancı ve perakendeci olması gerektiği gibi
artık üreticiyle tüketici arasında bir köprüdür...
Eti, Türkiye pazarındaki dağıtım ağını
oluştururken seçtiği distribütörlük sistemi içerisinde yer alan
tüm distribütörlerini, takımın vazgeçilmez bir üyesi olarak görmesinin
ve iş ortağı statüsünde değerlendirmesinin faydalarını tüm takım
üyeleri ile birlikte paylaşıyor.
Sayıları binlerle ifade edilen satış
noktalarında rekabet gün geçtikçe artmakta ve karmaşıklaşmakta.
Ancak bu noktalarda ürünlerin birbirleriyle olan benzerlikleri tüketicileri
karar aşamasında oldukça etkiliyor. Başarı içinse farklılaşmak gerekiyor.
Peki bu nasıl mümkün olacak?
İş yapış şeklini ve felsefesini oluştururken,
uluslararası perakendecilik sektöründe genel kabul görmüş ilke,
standart ve sistemleri esas alan Tansaş, müşterisini daha iyi tanıyıp,
ihtiyaçlarına uygun hizmet geliştirmeyi ve en iyi hizmeti sunmayı
hedefleyen ulusal bir marka. Tansaş Kategori Yönetiminden Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı Cem Rodoslu, sorularımızı yanıtladı.
Ürün ve hizmetin en etkin şekilde müşterilere
sunulabilmesi için yapılan faaliyetlere promosyon teknikleri deniliyor.
Eğer doğru hedef kitleye ulaşılır ve etkin bir aktivite oluşturulursa
satışlar artıyor, marka bağımlılığı oluşuyor.
Şirketlerin ürettikleri ya da pazara
sundukları mal ve hizmetleri veya şirketin kurumsal tanıtımını,
kitle iletişim araçlarından, yer ve zaman satın alınması yoluyla,
geniş kitlelere yönelik yapılan tanıtım çalışmalarının bütünü olan
reklam, hem satışların arttırılması hem de hedef kitlelerle iletişime
geçilmesini sağlayan bir araçtır.
Yaşanan krizler, değişen dünya, değişen
Türkiye ve değişen müşteri alışkanlıkları. Müşterinin zamanı kıymetli
ve az. Aradığını hemen bulmak istiyor. Bizde yoksa hemen başkasına
gidiyor oradan alıyor. Müşterilerin giderek azaldığı bir ortamda
bu müşterimizi kendi elimiz ile rakibimize götürüp teslim etmek
oluyor. Bunun önüne geçmek için müşterinin isteklerini devamlı karşılamak
zorundayız.
Satış ve pazarlama sektöründe son yıllarda
yaşanan hızlı değişimler, rekabetin giderek artması, yeni satış
tekniklerinin geliştirilmesi; yeni performans değerlendirme modellerinin
geliştirilmesi, maaş gibi sabit ödeme planlarının terk edilerek
yeni kazanç ve ödül planlarının geliştirilmesi gibi uygulamaları
gerekli kılmaktadır.
Bir bilgi ve düşünce paylaşımı, kısaca
mesaj alışverişi olan iletişimde en önemli faktör, mesajı veren
ile mesajı alan arasındaki ortak noktayı etkin bir biçimde bulabilmektir.
Bu anlamda pek çok etken rol oynamaktadır.
Ülkemizde perakendecilik sektörüne baktığımızda
hızlı bir gelişim sürecini yakından gözlemliyoruz. Herkesin artık
çok iyi bildiği gibi etkin bir satış veya satınalma faaliyeti için
mağazaların planlarının yapılması günümüz rekabet koşullarında zorunlu
hale gelmiştir.
Son bir yıldır ülke olarak kriz ortamında
yaşıyoruz ve zor günler geçiriyoruz. Ancak "her kriz kendi içinde
fırsat barındırır" sözünü unutmamak gerek. Psikolog, Marmara Üniversitesi
İngilizce İşletme Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Handan Kepir
Sinangil krizi fırsata dönüştürmenin yollarını Eti Dünyası okuyucuları
ile paylaşıyor.
Günümüzde pazarlamanın en çok üzerinde
durduğu konuların başında müşteri memnuniyeti geliyor. Bu nedenle
marketlerden bakkallara kadar tüm işyerlerinde müşteri olgusu ön
plana çıkıyor. Müşterileri memnun etmenin yollarını Boğaziçi Üniversitesi
İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Aslıhan Nâsır'ın yazısında bulabileceksiniz.
|